İçeriğe geç
Haber Hattı
SON DAKİKA
SDHub — Haberi yazın, paylaşımı SDHub yapsın.
SDHub TV — Anında kelimeden kurgu.
SDHub — Haberi yazın, paylaşımı SDHub yapsın.

“Millî Bilinç İnşası ve Cumhuriyet” Konulu Konferans Samsun Üniversitesinde düzenlendi

“Millî Bilinç İnşası ve Cumhuriyet” Konulu Konferans Samsun Üniversitesinde düzenlendi

Fotoğraf: Samsun Üniversitesi

Yayınlama Tarihi:
Paylaş
Diğer platformlar

Samsun Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi tarafından Cumhuriyet'in 103. yılı kapsamında “Millî Bilinç İnşası ve Cumhuriyet” konulu konferans düzenlendi. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Siyasi Tarih Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Çolak’ın konuşmacı olarak katıldığı programda, Cumhuriyetin tarihsel gelişimi, millî bilincin oluşumu, millet ve vatandaşlık anlayışının dönüşümü ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet tasavvuru ele alındı. Canik Kampüsü 100. Yıl Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Üniversite yöneticileri, akademisyenler ve öğrencilerin katıldığı konferansta Prof. Dr. Mustafa Çolak, Cumhuriyeti anlamanın, bu yönetim biçimini ortaya çıkaran tarihsel koşulları ve toplumsal birikimi birlikte değerlendirmeyi gerektirdiğini ifade etti.

Cumhuriyetin Niteliğini Kurumlar, Değerler ve Uygulamalar Belirliyor

SDHub — Haberi yazın, paylaşımı SDHub yapsın.

Konuşmasına Cumhuriyet kavramının dünyadaki farklı karşılıklarını değerlendirerek başlayan Çolak, Birleşmiş Milletlere üye 193 ülkeden 159’unun adında Cumhuriyet ifadesinin bulunduğunu belirtti. Kuzey Kore, İran, Türkiye ve Almanya örneklerini karşılaştıran Çolak, aynı yönetim adını taşıyan ülkelerin siyasal yapıları ve uygulamaları arasında büyük farklılıklar görülebildiğine dikkat çekti. Demokratik, liberal ve sosyalist Cumhuriyet örneklerine değinen Çolak, Cumhuriyeti, içeriği farklı değerler ve kurumlarla şekillendirilebilen bir kaba benzetirken bir yönetimin Cumhuriyet adını taşımasının yanı sıra hangi ilkelerle işlediğinin, nasıl bir insan ve toplum anlayışına dayandığının da incelenmesi gerektiğini ifade etti. Cumhuriyet ile demokrasi arasındaki ilişkinin bu çerçevede ele alınmasını isteyen Prof. Çolak, demokratik niteliğin kurumlar, haklar, özgürlükler ve yönetim uygulamaları üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Millî Bilinç, Tarih ve Kültürle Kurulan Bağ Üzerinden Gelişiyor

Millî bilinç kavramını bir milletin kendi kimliğini, tarihini, kültürünü, dilini ve varlığını tanıması, bunlara sahip çıkması üzerinden açıklayan Çolak, bu bilincin oluşumunda eğitim ve kültür hayatının belirleyici rol oynadığını kaydetti. Kimliğin ve toplumsal aidiyetin zaman içinde inşa edildiğini ifade eden Çolak, bu süreci bir yapının inşasına benzeterek kullanılan tarihsel ve kültürel birikimin ortaya çıkacak kimliğe yön verdiğini dile getirdi.İnsanın kim olduğu, niçin yaşadığı ve nasıl bir hayat istediği gibi soruların bilinç oluşumuyla ilişkisini ele alan Çolak, kişinin kendi varlığına ve beklentilerine ilişkin farkındalığının özgürlük arayışını da şekillendirdiğini belirterek ne istediğini bilen, haklarını tanıyan ve kendi hayatına ilişkin karar verebilen bireylerin yetişmesinde Cumhuriyet kurumlarının önemine işaret etti. Bu kapsamda kadınların siyasal haklarına da değinen Çolak, Türkiye’de kadınlara 1934 yılında milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınmasını örnek göstererek hakların hukuki olarak tanınmasıyla bu haklara ilişkin toplumsal bilincin gelişmesi arasındaki ilişki üzerinde durdu. Bireylerin sahip oldukları hakların anlamını kavramalarının ve bunları kullanabilecek bir farkındalık kazanmalarının önemini vurguladı.

Atatürk’ün Cumhuriyet Anlayışında Ahlak, Fazilet ve Kamu Yararı

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet anlayışını ahlak ve fazilet kavramları üzerinden değerlendiren Çolak, vatanın ve toplumun menfaatlerini kişisel çıkarların üzerinde tutan bir insan anlayışına dikkat çekti. Yönetim sistemlerinin işleyişinde insan unsurunun belirleyici olduğunu ifade eden Çolak, Cumhuriyetin değerlerini yaşatacak bireylerin yetiştirilmesinin kurumsal düzenlemelerle birlikte düşünülmesi gerektiğini söyledi. Millî bilince sahip bireyi, kendi kimliğinin farkında olan, nasıl yaşamak istediğini bilen ve özgürlüğüne sahip çıkan kişi olarak tanımlayan Çolak, Atatürk’ün Cumhuriyet tasavvurunda bu bireyin gelişimini destekleyen kurumların merkezi bir yer tuttuğunu belirtti. Prof. Dr. Mustafa Çolak Cumhuriyetin toplumsal karşılığının, yurttaşların bilinç ve sorumluluk düzeyiyle güçlendiğini de ifade etti.

Farklı Millet Anlayışları ve Vatana Aidiyet

Modern dönemde millet kavramının farklı düşünsel ve siyasal yaklaşımlarla tanımlandığını anlatan Çolak, soy bağına ağırlık veren yaklaşımlar ile ortak vatan, kültür ve vatandaşlık üzerinden gelişen anlayışları karşılaştırarak Cermen-Latin, Anglo-Sakson ve Slav gelenekleri çerçevesinde farklı millet ve devlet tasavvurlarına değindi. Prof. Çolak bazı Avrupa ülkelerinde soy merkezli milliyetçiliklerin faşist yönetimlerle kurduğu ilişkiyi, Britanya örneğinde liberal yaklaşımı ve Sovyetler Birliği’nde alt kültür ile üst kimlik ilişkisini ele aldı. Türkiye’deki millet anlayışını ortak vatan ve aidiyet duygusu üzerinden değerlendiren Çolak, Cumhuriyetin millî birlik anlayışında vatan kavramının güçlü bir yer tuttuğunu ifade ederek “vatan” kavramının Osmanlı’dan Cumhuriyete uzanan süreçte geçirdiği anlam dönüşümüne dikkat çekti ve ortak ülkeye bağlılığın tarihsel gelişmeler içinde güçlendiğini anlattı. Osmanlı’daki millet kavramının dönemin toplumsal düzeni içinde din ve mezhep aidiyetleri üzerinden anlam kazandığını ifade eden Çolak, Müslüman ve gayrimüslim toplulukların bu sistemdeki konumlarını anlattı. Prof. Dr. Çolak gayrimüslim toplulukların kendi içindeki dinî ve mezhebî ayrımlara değinerek Ortodoks, Katolik ve Protestan cemaatler gibi örnekler üzerinden toplumsal yapıyı değerlendirdi. Bu sistemin idare, hukuk ve toplumsal ilişkiler üzerindeki etkilerine dikkat çeken Çolak, bürokraside görev alma koşulları, dil, dinî aidiyet ve ticaret hayatına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak ekonomik faaliyetlere ve paraya yüklenen anlamların da tarihsel dönemlere göre değiştiğini ifade etti. Fransız İhtilali sonrasında gelişen yeni millet anlayışının Osmanlı’nın mevcut toplumsal ve idari düzenini etkilediğini belirten Çolak, askerlik uygulamalarındaki dönüşümü de örnek gösterdi. Prof. Dr. Mustafa Çolak, Müslüman ve gayrimüslimlerin askerlik yükümlülükleri, 1856 sonrasında bedel uygulaması ve savaş dönemlerinin getirdiği ihtiyaçlar üzerinde durarak, değişimin devletin farklı alanlarına yansıdığını anlattı. Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte uzun bir imparatorluk geçmişinden devralınan idari, toplumsal ve ekonomik yapının yeniden düzenlenmesi ihtiyacının ortaya çıktığını söyleyen Çolak, millet tanımının da bu dönüşümün temel konuları arasında bulunduğunu kaydetti. Atatürk’ün 1930 tarihli vatandaşlık bilgisi çalışmalarında dil, kültür ve ideal birliğiyle birbirine bağlı yurttaşlar üzerinden geliştirdiği millet anlayışına dikkat çeken Prof. Dr. Çolak bu yaklaşımın 1924 Anayasası’ndan sonraki anayasal düzenlemelere uzanan vatandaşlık anlayışıyla ilişkisini değerlendirdi.

İmparatorlukların ardından kurulan Cumhuriyetler

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu dönemin dünya ölçeğindeki gelişmeleriyle birlikte ele alan Çolak, Birinci Dünya Savaşı sürecinde Osmanlı, Alman, Avusturya-Macaristan ve Rus imparatorluklarının çözülmesine dikkat çekti. Bu yapıların ardından Almanya’da Weimar Cumhuriyeti’nin, eski Rusya coğrafyasında Sovyet Cumhuriyetlerinin, Avusturya ve Macaristan’da yeni Cumhuriyet yönetimlerinin ortaya çıktığını anlattı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun da bu geniş tarihsel dönüşüm içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çolak, Cumhuriyet yönetimlerinin dönemin siyasal yönelimleriyle güçlü bir bağ taşıdığını ifade ederek yeni yönetimlerin niteliğini ise benimsedikleri değerlerin, oluşturdukları kurumların ve yetiştirdikleri insanların şekillendirdiğini vurguladı. Konuşmasının son bölümünde erken Cumhuriyet dönemindeki tarih ve kültür çalışmalarına değinen Prof. Dr. Mustafa Çolak, Atatürk’ün millî bilincin gelişmesinde tarihsel köklerin araştırılmasına önem verdiğini belirterek Orta Asya’dan Anadolu’nun eski uygarlıklarına uzanan geniş bir geçmişe yönelen çalışmaların, toplumsal kimliğin ve tarih bilincinin güçlendirilmesi amacıyla ele alındığını ifade etti. Batı’daki modern kimlik arayışlarında Eski Yunan ve Roma mirasına yapılan başvurularla karşılaştırmalar yapan Çolak, Cumhuriyet döneminin tarih çalışmalarını da benzer bir geçmişle bağ kurma çabası içinde değerlendirdi. Prof. Dr. Çolak Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumunun kuruluşunu, tarih ve dil üzerinden millî bilincin geliştirilmesine yönelik kurumsal adımlar arasında gösterdi. Atatürk’ün “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller yetiştirme hedefini hatırlatan Çolak, özgür düşüncenin bilgi, farkındalık ve bilinçli tercihlerle geliştiğini söyledi. Çolak günümüzde sosyal medya içeriklerinin sürekli ve sorgulanmadan tüketilmesine de değinerek, gençlerin neyi niçin izlediklerini düşünmelerinin ve kendi tercihlerini bilinçle oluşturmalarının önemine dikkat çekti. Cumhuriyetin ilanını, millî bilinç çalışmalarını ve tarih, dil, eğitim alanlarındaki düzenlemeleri çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma hedefi içinde değerlendiren Çolak, dönemin reformlarının modern dünyayla aradaki mesafeyi kapatma arayışıyla hızla ve köklü biçimde hayata geçirildiğini ifade ederek konuşmasını tamamladı.

Konferansın ardından soru-cevap bölümüne geçildi. Program sonunda Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekan Prof. Dr. Mustafa Kemal Yılmaz tarafından Prof. Dr. Mustafa Çolak’a hediye takdim edildi. Etkinlik, hatıra fotoğrafı çekilmesiyle tamamlandı.

Paylaş
Diğer platformlar

Yayın:

Haberin kaynağı: Samsun Üniversitesi. Kurumun özgün duyurusu: samsun.edu.tr

İlgili Haberler

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Hakaret, tehdit, kişisel veri ve bağlantı içeren yorumlar yayımlanmaz. Yorumlar yazanların görüşüdür, Bülten Ajans'ın görüşünü yansıtmaz.

SDHub TV — Anında kelimeden kurgu.
SDHub, SDHub TV, SDAjans ve SDBülten — Haber siteniz ve sosyal medya hesaplarınız için dört güç.

Son dakika bildirimleri

Önemli haberler tarayıcınıza bildirim olarak gelir. Bildirimler, tarayıcınızın üreticisinin bildirim hizmeti (ör. Google, Mozilla, Apple, Microsoft — sunucuları yurt dışında olabilir) üzerinden şifreli iletilir; içerikleri bu hizmetlerce okunamaz. Bu hizmetlere adınız, e-postanız ya da IP adresiniz gönderilmez; ad ya da e-posta da istemiyoruz. Aboneliği dilediğiniz an aynı düğmeden kapatabilirsiniz. Ayrıntılar Aydınlatma Metni'nde.