STK’larda İnsani Diplomasi Çalıştayı düzenlendi

Fotoğraf: Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “STK’larda İnsani Diplomasi Çalıştayı”nda, insani krizlere karşı sivil toplum kuruluşlarının rolü, kamu kurumlarıyla iş birliği ve insani diplomasi faaliyetlerinin sürdürülebilirliği ele alındı. FSM Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek, insani diplomasinin başarısının faaliyetlerin sayısıyla değil, insanların hayatında meydana getirdiği iyileşmeyle ölçülmesi gerektiğini vurguladı.
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, sivil toplum kuruluşlarının insani diplomasi alanındaki çalışmalarını geliştirmek, kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek ve uygulanabilir politika önerileri oluşturmak amacıyla “STK’larda İnsani Diplomasi Çalıştayı”na ev sahipliği yaptı. Haliç Yerleşkesinde gerçekleştirilen çalıştayın açılışında, insani diplomasinin temel ilkeleri, sivil toplumun uluslararası alandaki rolü ve kamu kurumlarıyla koordinasyonun önemi üzerinde duruldu. Dr. Nevzat Şimşek, Cihannüma Derneği Başkanı Selim Cerrah, Filistin’e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Özcan Aygün ve Dışişleri Bakanlığı Kalkınma İş Birliği Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Fatih Uğurlu’nun açılış konuşmalarıyla başlayan programda, insani diplomasi alanında kurumsal kapasitenin geliştirilmesi ve ortak çalışma mekanizmalarının oluşturulması gündeme geldi.
“Gücün gerçek değeri, mazlumun hakkını ne ölçüde koruduğuyla anlaşılır”

Dr. Nevzat Şimşek, üniversitenin 555 yıllık ilim ve vakıf geleneğinin mirasını taşıdığını belirterek bu geleneğin temelinde bilgiyi insanlığın yararına kullanma, adaleti gözetme ve mazlumun yanında yer alma anlayışının bulunduğunu ifade etti. Topkapı Sarayı’nın kapılarından birinde yer alan “Ya Vâliye Külli Mazlum” ifadesini hatırlatan Prof. Dr. Şimşek, bu anlayışın gücün gerçek değerini ortaya koyduğunu belirtti. Prof. Dr. Şimşek, siyasi ve ekonomik güç dengelerinin yeniden şekillendiği, savaşların, zorunlu göçlerin ve insani krizlerin derinleştiği bir dönemde insan hayatını ve onurunu korumanın uluslararası düzenin temel sorumluluklarından biri olduğunu vurguladı. İnsanların temel haklardan mahrum kaldığı ve güven içinde yaşayamadığı bir ortamda gerçek başarıdan söz edilemeyeceğini vurgulayan Prof. Dr. Şimşek, özellikle Gazze’de yaşananların uluslararası hukukun ve insan haklarını korumakla görevli kurumların etkinliğini yeniden sorgulattığını dile getirdi.
“Üniversitelere büyük sorumluluk düşüyor”
Sivil toplum kuruluşlarının saha tecrübesiyle üniversitelerin bilimsel birikiminin buluşmasının insani yardım faaliyetlerinin daha doğru planlanmasına ve kalıcı sonuçlar elde edilmesine katkı sağlayacağını belirten Prof. Dr. Şimşek, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi olarak bilimsel birikimi toplumsal sorumlulukla buluşturmaya ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışmalar geliştirmeye önem verdiklerini bildirdi.

İnsani diplomasi için ortak bir çerçeve ihtiyacı
Cihannüma Derneği Başkanı Selim Cerrah, insani diplomasi meselesinin insanın dijital dünyada rakamlara ve istatistiklere dönüştürüldüğü bir çağda yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin insani yardım alanındaki birikimine değinen Cerrah, ülkenin bu alandaki konumunun tarihî ve kültürel köklerinden beslenen bir anlayışın sonucu olduğunu belirtti.

Filistin’e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ise insani diplomasi alanında kurumlar arasındaki entegrasyonun önemine işaret etti. Çalıştayda dört farklı başlık altında sorulara yanıt aranacağını belirten Kabaktepe, mevcut çalışmaların geliştirilmesi ve alandaki bilgi birikiminin sertifika programlarına dönüştürülmesi ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Hukuki altyapı, koordinasyon ve sürdürülebilirlik vurgusu

Dışişleri Bakanlığı Kalkınma İş Birliği Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Fatih Uğurlu, insani yardım faaliyetlerinin yalnızca ihtiyaç duyulan malzemelerin bir bölgeden başka bir bölgeye ulaştırılmasından ibaret olmadığını belirtti. Uğurlu, insani diplomasinin uluslararası iş birliği ve saha çalışmalarıyla anlam kazandığını, iyi niyetin yanı sıra hukuki bir temele dayanmasının da gerekli olduğunu vurguladı.
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Özcan Aygün de Türkiye’de toplumsal dayanışma kültürünün köklü bir geçmişe sahip olduğunu ve bu anlayışın sivil toplum kuruluşları aracılığıyla sürdürüldüğünü ifade etti. Kamu-sivil toplum iş birliğinin önemine değinen Aygün, 6 Şubat depremlerinin yardımların zamanında ve adil biçimde ulaştırılması ile insan onurunun korunması açısından önemli bir tecrübe ortaya koyduğunu kaydetti.
Dört başlıkta çözüm ve politika önerileri

Çalıştay kapsamında STK’ların yurt dışındaki insani diplomasi faaliyetlerinin kapsamı ve sivil diplomatların yetiştirilmesi, finansal ve kurumsal sürdürülebilirlik, kamu kurumlarıyla iş birliği ve koordinasyon ile insani diplomasi aktörlerinin uluslararası alanda tanınması ve korunması başlıkları ele alındı.
Oturumlarda mevcut uygulamaların değerlendirilmesi, temel sorun ve risk alanlarının belirlenmesi, stratejik hedeflerin geliştirilmesi ve kısa, orta ve uzun vadeli politika önerilerinin oluşturulması amaçlandı. Çalıştay, sivil toplum kuruluşlarının saha deneyimi ile kamu kurumlarının ve üniversitelerin kurumsal birikimini bir araya getirerek insani diplomasi alanında daha etkin, koordineli ve sürdürülebilir çalışmaların geliştirilmesine yönelik ortak bir değerlendirme zemini sundu. Çalıştayda ele alınan başlıklara ilişkin değerlendirme ve politika önerilerini içeren raporun yıl sonuna kadar tamamlanarak kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor.
Yayın:
Haberin kaynağı: Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi. Kurumun özgün duyurusu: fsm.edu.tr
İlgili Haberler
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.


