TBMM Başkanı Kurtulmuş, Batman sivil toplum buluşması programında konuştu

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecine ilşikin, “…Bunun için de dillerimize, eylemlerimize, yaptığımız işlere özel bir özen göstermek zorundayız. Bizim kültürümüzde ötekileştirmek yoktur. Kendisini üstün, karşısındaki başkası olarak görmek öteki olarak ya da aşağıda görmek yoktur…” dedi.
-“(Terör örgütü PKK'nın Sincar'daki uzantısının silah bırakarak Irak ordusuyla entegre edileceğinin açıklanması) İnşallah Suriye’nin de Irak’ın da bütün bölgelerinde Allah’ın izniyle terör tamamıyla ortadan kalkacak ve terörsüz bir bölgeyi inşa edeceğiz”
-“TBMM’de bütün partilerin katılımıyla kabul edilen bu rapor ve 467 milletvekili tarafından kabul edilen bu yasa, TBMM’nin her türlü sorunu çözmekte muktedir olduğunu ve siyasetin Türkiye’nin bütün meselelerinin yegane sahibi olduğunu gösteren en güzel uygulamadır”
Kurtulmuş, Necat Nasıroğlu Külliyesi’ndeki Hatice Nasıroğlu Konferans Salonu’nda Batman’daki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir araya geldi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, gün boyunca Batman’da çeşitli programlar gerçekleştirdiklerini belirterek bu kapsamda kentin sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir arada bulunmaktan da memnuniyet duyduğunu söyledi.
Dünyanın ve Türkiye’nin çok zor bir dönemden geçtiğini dile getiren Kurtulmuş, böylesine önemli bir dönemde Türkiye’nin, dünyanın öne çıkan, yıldız gibi parlayan ülkelerinden birisi olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin, dünyanın içinde bulunduğu bu çalkantılı dönemde iç kalesini tahkim etmesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye süreciyle ülkenin yarım asrını işgal eden terörün de sona ereceğini ifade etti.
Emperyalist projelerden daha güçlü bir aklı ortaya koymak gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Terörsüz Türkiye hedefi, bu anlayıştan ortaya çıkmıştır. Coğrafyamızın derlenip toparlanması, yeniden birliğin, beraberliğin, kardeşliğin, tarihdaşlığın, kültürdaşlığın ve aynı coğrafyayı paylaşmış olmanın verdiği o büyük huzur yeniden bizim için güç tesis etsin. İşte devlet aklı dediğimiz şey budur. Sultan Alparslan’ın, Selahaddin Eyyubi’nin, Kılıçarslan’ın torunları, evlatları olan bu aziz millet, hep beraber aralarındaki bu tefrikayı ortadan kaldırmak için büyük bir atılım yaptı ve Terörsüz Türkiye tam da bu niyetlerin, tam da bu hedeflerin kesiştiği noktadır.
‘Devlet aklı, millet vicdanı’ diyoruz. Bunu bir slogan olsun diye söylemiyoruz. Her zaman devlet aklıyla millet vicdanı örtüşmeyebilir. Bu süreçte milletin huzur ve barış beklentileriyle devletin coğrafyamızı derleyip toplama hedefleri birbiriyle örtüşmüş ve Terörsüz Türkiye süreci başlamıştır. Bu kadar uzun süre terörle mücadele edildi, bu kadar uzun süre terör vardı da şimdi ne oldu, birdenbire Türkiye bu sürece girdi? Birinci sebep budur. Türkiye’de devlet aklıyla millet vicdanının buluşması, onun da barış, kardeşlik ve esenlikten yana yeni bir istikameti çizmiş olmasıdır.”
İsrail’in saldırganlıklarıyla birlikte bölgenin tamamıyla hallaç pamuğu gibi dağıtılmasının Terörsüz Türkiye adımlarının atılmasında etkili olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Akıl, saldırgan bir bölgesel unsurun, Türkiye toprakları da dahil olmak üzere bölge topraklarını daha fazla bölüp parçalamasına, bölge insanları arasına daha fazla fitne fesat koymasına mani olmayı gerektirirdi. İşte tam da bu nedenle Terörsüz Türkiye başlatılmıştır. Yani bu saldırgan ölüm canavarına karşı kendi halkımızı, milletimizi, 86 milyonu; sadece 86 milyonu değil, bütün coğrafyamızdaki yüz milyonlarca insanımızı korumak için bu startı verdik, bu süreci başlatmış olduk.” dedi.
Kurtulmuş, Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere teröre karşı verilen fevkalade etkili, gayretli mücadelelerin sonucu terör örgütünün artık silahlarını bırakmak ve gerçekten terörsüz bir iklime doğru geçmekten başka bir şansının olmadığını görmesinin de bu süreçte etkili olduğunu belirti.
Bölge üzerinde hesap kitap yapanların, emperyal güçlerin ortaya koyacağı hedefleri gerçekleştirmek için on yıllardır adım atanların, örgütlere silah verenlerin, istihbarat destekleri verenlerin, lojistik destekler verenlerin artık karşılarında zayıf bir Türkiye’nin olmadığını gördüklerini dile getiren Kurtulmuş, “Türkiye her alanda güçlü, her alanda sözünün eri olan bir ülke ve bu bölgede Türkiye ile işbirliği yapmaktan başka hiçbir çareleri yok.” ifadesini kullandı.
Kurtulmuş, sürecin başarılı bir şekilde bu noktaya kadar geldiğine dikkati çekerek, “Şu anda geldiğimiz nokta, çatışma çözümleri bakımından birçok ülkede karşılaşılan örneklerde sekiz, on yılda gelinen noktayla neredeyse başa baş bir noktadır. Bir müddet sonra artık terör tamamıyla gündemimizden kalkacak, bu konuşmalar da geçmişte yaptığımız tarihi konuşmalar faslında yer alacaktır.” şeklinde konuştu.
TBMM’deki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarını da anlatan Kurtulmuş, bu süreçte Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un da kabul edildiğini anlattı.
Kurtulmuş, “TBMM’de bütün partilerin katılımıyla kabul edilen bu rapor ve 467 milletvekili tarafından kabul edilen bu yasa, TBMM’nin her türlü sorunu çözmekte muktedir olduğunu ve siyasetin Türkiye’nin bütün meselelerinin yegane sahibi olduğunu gösteren en güzel uygulamadır. Kolay değildi. Emeği geçen bütün arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Bütün siyasetçileri, siyasi partilerin değerli genel başkanlarını ve bu komisyonun üyelerini, parlamentodaki yöneticileri tebrik ediyorum, teşekkür ediyorum.” dedi.
Milletin bütün hassasiyetleri dikkate alınarak sürecin bugüne kadar getirildiğini söyleyen Kurtulmuş, “Sizi temin ederek söylüyorum ki her cümlesi değil, her kelimesi bile hesap edilmiş bir rapordur ve çıkarılmış bir yasadır. Bu yasa hiçbir boşluğa yer vermemiştir. Bu yasayla hiçbir tesadüfe ve beklenmedik bir hadiseye, gelişmeye kapı aralanmamıştır. Bu yasayla birlikte Türkiye’de Allah’ın izniyle şeksiz şüphesiz Terörsüz Türkiye noktasında büyük adımlar atılacaktır.” ifadesini kullandı.
Bu süreç devam ederken uluslararası ve bölgesel gelişmeler bakımından da önemli ve Türkiye’nin lehine olan gelişmelerin de gerçekleştiğini ifade eden Kurtulmuş, Suriye ve Irak’taki gelişmeleri dile getirdi.
Terör örgütü PKK'nın Sincar'daki uzantısının silah bırakarak Irak ordusuyla entegre edileceğinin açıklanmasına ilişkin ise Kurtulmuş, “İnşallah Suriye’nin de Irak’ın da bütün bölgelerinde Allah’ın izniyle terör tamamıyla ortadan kalkacak ve terörsüz bir bölgeyi inşa edeceğiz.” dedi.
Bu bölgenin halklarının bu kadar büyük emperyal oyunlara rağmen bir ve beraber olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, değerlendirmesinde şunlara yer verdi:
“Mesele sadece bir örgütü silahsızlandırmak değil, mesele sadece bir yasa çıkarmak değil, mesele sadece bir rapor hazırlamak değil; mesele bir iradenin ortaya konulması, bir kararlılığın ortaya konulmasıdır. Türkiye’de iki yıldır devam eden çalışmayla kapı sonuna kadar açılmıştır. Bu kapı kardeşlik kapısıdır, bu kapı birlik kapısıdır, bu kapı beraberlik kapısıdır.
Bu coğrafyanın sadece Müslüman unsurları değil, bütün unsurlarıyla birlikte hemhal olma, bir araya gelme, saflarımızı sıklaştırma, aynı tarihin ve aynı coğrafyanın yol arkadaşları olmak üzere yolumuza devam etme kararlılığının kapısıdır.”
Bu süreçte herkesin dikkatli olmasını isteyen Kurtulmuş, “Bu süreci bozmak için provokasyon yapmak isteyeceklere karşı mutlaka dikkatli olmamız lazım. Bizim inancımız buna müsaade etmez.” diye konuştu.
“Biz insanları ne ırkıyla ne sülalesiyle ne sosyal sınıfıyla ne ana diliyle ne bir başka özelliğiyle asla küçük göremeyiz, asla ötekileştiremeyiz, asla bir ayrımcılığın içerisinde olmayız.” diyen Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Bizim lügatimizde kavmiyetçilik yoktur. Bizim lügatimizde ırkçılık yoktur. Bizim lügatimizde diğer insanları küçük görmek asla ve asla yoktur. Dolayısıyla bu dönemde ne ayrılıkçı bir söze prim vereceğiz ne de ayrımcı bir söze prim vereceğiz. Onun için bu konuda tekraren söylüyorum, ayrılıkçı hiçbir sözün hiçbir değeri yoktur. ‘Ya biz derleniyoruz, toparlanıyoruz…’ Ayrılmak isteyenin söylediği sözün bu milletin nezdinde zerre miskal bir kıymeti yoktur. Ne Kürt’ün gözünde ne Türk’ün gözünde zerre miskal bunun bir kıymeti yoktur. Ayrımcılık da yapmayacağız, ayrılıkçılık da yapmayacağız, kavmiyetçilik hiç yapmayacağız. Hepimiz Adem’in soyundanız, hepimiz aynı ananın, aynı babanın ahfadıyız. Hepimiz aynı bu kutlu insanlık sülalesinin farklı parçalarıyız. Allah bu millete yeniden önce bu coğrafyayı derleyip toparlamayı, ardından bütün dünyadaki mazlum ve mağdur milletleri derleyip toparlamayı ve bununla birlikte zalimin artık sesinin çıkmadığı, mazlumun da hakkının yenmediği yeni bir dünyayı kurmayı nasip etsin.”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasının ardından Ezidi heyetini kabul ederek, taleplerini dinledi.
Yayın:
Haberin kaynağı: Türkiye Büyük Millet Meclisi — Başkan Haberleri. Kurumun özgün duyurusu: tbmm.gov.tr
İlgili Haberler
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.


