BESTMER’de biyokütle enerjisi ve sürdürülebilirlik eğitimi

Fotoğraf: Ege Üniversitesi
TÜBİTAK-BİDEB 2237-A Programı kapsamında desteklenen ve Prof. Dr. Günnur Koçar’ın yürütücülüğünde EÜ-BESTMER’de düzenlenen “Yeşil Dönüşümde Biyokütle Enerjisi: Doğal Kaynaklardan Ekonomiye Sürdürülebilirlik-2” başlıklı eğitimde, sürdürülebilir enerji çözümleri ile biyokütle enerjisi ve teknolojileri konuları geleceğin uzmanlarına aktarıldı.
Ege Üniversitesi Biyokütle Enerji Sistemleri ve Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezinde (BESTMER), “Yeşil Dönüşümde Biyokütle Enerjisi: Doğal Kaynaklardan Ekonomiye Sürdürülebilirlik-2” başlıklı eğitim programıyla Türkiye’nin yeşil enerji dönüşümündeki stratejik yol haritası masaya yatırıldı.
BESTMER Konferans Salonunda akademisyen, kamu ve özel sektör ile birlikte öğrencilerin de katılımıyla gerçekleştirilen etkinlik, Biyokütle Enerji Sistemleri ve Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi öğretim üyesi Prof. Dr. Günnur Koçar’ın proje yürütücülüğünde hayata geçirildi. Program, biyokütle enerjisi alanındaki akademik bilgi birikimini sanayi ve saha tecrübesiyle buluşturdu.

Prof. Dr. Günnur Koçar, “Türkiye’nin biyoyakıt alanındaki potansiyeli ve sürdürülebilir yakıt teknolojilerinin yaygınlaştırılması büyük bir önem taşımaktadır. Özellikle havacılık sektöründe küresel ölçekte ciddi bir dönüşüm yaşanmaktadır. Avrupa Birliği’nin ReFuelEU Havacılık düzenlemesiyle sürdürülebilir havacılık yakıtlarının kullanımının yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Bununla birlikte, sürdürülebilir yakıtların denizcilik sektöründeki kullanımı ve biyoyakıt ikmaline yönelik girişimler de enerji dönüşümümüz açısından kritik bir rollere sahiptir. Bu alanda yapılacak yatırımlar, Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artırmasına ve küresel pazarda öne çıkmasına doğrudan katkı sağlayacaktır” dedi.
Biyokütlede mevcut durum ve gelecek vizyonu
Türkiye’nin tarımsal kaynaklarının biyokütle enerjisi açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Prof. Dr. Günnur Koçar, tarımsal atık ve artıkların enerji üretiminde değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Koçar, “Türkiye’nin tarımsal kaynakları, biyokütle enerjisi açısından son derece önemli fırsatlar sunmaktadır. Özellikle tarımsal atık ve artıkların enerji üretiminde değerlendirilmesini büyük bir öncelik olarak görmeliyiz. Biyokütle enerjisi; çevresel etkilerin azaltılmasına, kaynaklarımızın verimli kullanılmasına ve kırsal kalkınmanın güçlü bir şekilde desteklenmesine ciddi katkılar sağlayacaktır. Sanayide yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını yaygınlaştırmak büyük bir zorunluluktur. Güneş enerjisinin yanı sıra biyokütlenin de enerji sistemlerimize entegre edilmesi, sanayimizin enerji ihtiyacının sürdürülebilir kaynaklarla karşılanmasına ve dışa bağımlılığımızın azaltılmasına önemli bir katkı sunacaktır” diye konuştu.

Teoriden uygulamaya kapsamlı eğitim modülü
Üç gün süren yoğun program boyunca biyokütle enerjisi alanında uzman akademisyenler ve sektör temsilcileri, katılımcılara geniş bir yelpazede bilgi ve deneyim aktarımında bulundu. Eğitim kapsamında; biyokütle kaynaklarının verimli üretimi ve toplanma stratejilerinden, biyokütleden enerji dönüşüm yöntemlerine kadar pek çok teknik konu detaylandırıldı. Özellikle günümüzün en kritik başlıklarından olan karbon ayak izi hesaplamaları ve Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) konuları, uygulamalı örneklerle katılımcılara sunuldu. Eğitim, katılımcıların biyokütle karakterizasyonunu deneyimlediği laboratuvar uygulamalarının ardından, sektörde faaliyet gösteren DB Tarımsal Enerji’nin Torbalı’daki biyodizel üretim tesisine gerçekleştirilen teknik geziyle tamamlandı.
Yayın:
Haberin kaynağı: Ege Üniversitesi. Kurumun özgün duyurusu: egeajans.ege.edu.tr
İlgili Haberler
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.


