Kant’ın düşüncesi medya etiği açısından değerlendirildi

Fotoğraf: Üsküdar Üniversitesi
Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından “Kant ve Medya Etiği” başlıklı etkinlik düzenlendi. Etkinlikte Kant’ın aydınlanma ve ahlak felsefesi çerçevesinde bireyin kendi aklını kullanma sorumluluğu, medyanın yönlendirme gücü ve etik habercilik anlayışı üzerinde duruldu. Haberlerde kullanılan müziklerin ve sosyal medya içeriklerinin bireylerin duygu ve düşünceleri üzerindeki etkisi değerlendirilirken, olayları sağlıklı yorumlayabilmek için eleştirel düşünmenin ve konulara mesafeli yaklaşmanın önemi vurgulandı.
Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Güney Yerleşkesi İbn-i Sina salonunda düzenlenen etkinliğin moderatörlüğünü Yeni Medya ve İletişim (İngilizce) Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Koray Kırmızısakal üstlendi.
Etkinliğe konuk olan Dr. Öğr. Üyesi Umut Eldem, Immanuel Kant’ın “Aydınlanma Nedir?” ve “Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi” eserlerinden hareketle medya etiğinin ele alındığı etkinlikte eleştirel düşünce, algoritmik yönlendirmeler, haberlerde duygusal manipülasyon, ifade özgürlüğü ve insan onuru konuları değerlendirildi.
“İnsanlar çoğu zaman nasıl düşüneceklerini başkalarından öğrenmeye alışıyor”

Konuşmasında Kant’ın aydınlanma anlayışının temelini oluşturan “Kendi aklını kullanmaya cesaret et” ilkesini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Umut Eldem; “Kant’ın aydınlanma anlayışının temelinde ‘Kendi aklını kullanmaya cesaret et.’ ilkesi yer alıyor. Kant, insanın başkalarının kılavuzluğuna bağımlı kalmasını ergin olmama durumu olarak tanımlıyor. İnsanlar çoğu zaman nasıl düşüneceklerini başkalarından öğrenmeye alışıyor. Bu durum kendi kararlarını verme becerilerini de sınırlandırabiliyor. Bugün bu yönlendirmeyi yalnızca kişiler üzerinden değil kitle iletişim araçları, sosyal medya algoritmaları ve büyük dil modelleri üzerinden de görüyoruz. Önemli olan insanın kendi düşüncelerinin ve yaşamının sorumluluğunu üstlenebilmesi.” ifadelerini kullandı.
“Haberin sunum biçimi olayın nasıl algılanacağını etkileyebiliyor”
Medya etiğini manipülasyon kavramı üzerinden değerlendiren Eldem, haberlerin sunuluş biçiminin izleyicilerin olayları algılama ve değerlendirme süreçlerini etkileyebildiğini söyledi. Eldem; “Medya etiğini manipülasyon kavramı üzerinden de değerlendirebiliriz. Örneğin haber bültenlerinde kullanılan müzikler, izleyicilerin olayları değerlendirme biçimini etkileyebiliyor. Acıklı haberlerde kullanılan dramatik müzikler ya da operasyon haberlerine eşlik eden aksiyon müzikleri, izleyiciyi belirli duygulara yönlendirebiliyor. Böylece haberin içeriğinden bağımsız olarak sunum biçimi de olayın nasıl algılanacağını etkileyebiliyor. Bu durum, olayları nesnel ve mesafeli değerlendirmeyi zorlaştırabiliyor.” şeklinde konuştu.

“Hemen tepki vermek yerine düşünmeye zaman ayırmak gerekiyor”
Sosyal medya akışlarında kullanıcıların kısa aralıklarla farklı duygular arasında geçiş yapabildiğini, içeriklerin hızlı tepki vermeye yönelten yapısının sakin biçimde düşünmeyi güçleştirebildiğini dile getiren Eldem; “Sosyal medyada kullanıcılar çok kısa aralıklarla farklı duygular arasında geçiş yapabiliyor. İçeriklerin sürekli hızlı tepki vermeye yönelten yapısı, sakin biçimde düşünmeyi güçleştirebiliyor. Akıl sahibi olmak, aklını doğru kullanmak biraz konularla, meselelerle mesafe alabilmeye bağlı. Bir meseleyi sağlıklı değerlendirebilmek için ona biraz mesafe alarak bakabilmek, hemen tepki vermek yerine düşünmeye zaman ayırmak gerekiyor.”

Konuşmanın ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde öğrenciler, ahlaki davranışlarda niyetin ve sonucun rolü ile eleştiri hakkının sınırları hakkında sorular yöneltti.
Kant’ın ahlak felsefesi çerçevesinde soruları yanıtlayan Eldem, bir eylemin ahlaki değerlendirmesinde kişinin niyetinin ve davranışının dayandığı ilkenin önemine değindi.
Etkinlik, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
Yayın:
Haberin kaynağı: Üsküdar Üniversitesi. Kurumun özgün duyurusu: uskudar.edu.tr
İlgili Haberler
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.


